DRT23 5 Yaşında!

Zaman o kadar hızlı akıyor ki çoğu zaman onu yakalayamadığını hissediyor insan. Günler çok hızlı geçiyor ve olaylar çok çabuk cereyan ediyor. Daha birşeyi sindiremeden belki yeni birşeyle uğraşmak zorunda kalıyor. Sonra bir an insan durmak ve gün boyu aklını meşgul eden herşeyden soyutlanmak istiyor. Güneşin sıcaklığını, rüzgarın serinliğini, çiçeklerin kokusunu duymak, yani hayatı hissetmek istiyor. İnsanı huzurlandıran anlar böylesi anlardır işte. Yaşadığını ve zamanı böyle anlarda hissedersin derinden.
 
İşte ben de belki biraz bu ihtiyaçtan dolayı bu blogu açmıştım bundan beş yıl evvel. Zaman zaman durup düşünmek ve düşündüklerimi yazıya dökmek, insanlarla paylaşmak için. Bu yüzden DRT23'ün sloganı "zamana düşülen notlar" olsa gerek.
 
Maalesef yaş büyüdükçe, sorumluluklar arttıkça insanın kendisine ayırabildiği zaman da kısıtlanıyor. Bundan dolayıdır ki geriye dönüp DRT23 arşivine baktığımda yazma sıklığımın sürekli azaldığına şahit oluyorum. Korkum bir gün tamamen yazamamak. Ama umarım ne kadar azalsa da sıklığı, bloga yazmaktan, zamana not düşmekten tamamen alıkonulmam yine zamanın getirdiği yüklerce.
 
Bu defa tam 5 Şubat'ta yazamasam da bu yazıyı, yine aynı temenniyle bitiriyorum:
 
Nice yıllara DRT23!

4 yorum

Yorum Gönder

Yorum yaparken Türkçe'yi doğru kullanma ve argo sözcüklerden kaçınma hassasiyetiniz için teşekkürler!