DRT23'E HOŞ GELDİNİZ...

Birçok konuda güncel haberlerin ve makalelerin yer aldığı düşünsel paylaşım blogu.

DOMİNO ETKİSİ

Etkileyici bir domino gösterisi...

MAN OF STEEL 3. FRAGMAN VE FİLM MÜZİĞİ

Hans Zimmer'ın bestesi 3. fragman ile görücüye çıktı.

BLOGGER SPAM YORUM BOMBARDIMANI

Yorum almak güzel ama bir de spam olmasa!

THE BREAKTHROUGH PRIZE IN LIFE SCIENCES

Google ve Facebook'un kurucularından yaşam bilimleri ödülü

Domino Etkisi


Domino aslında klasik kart oyunlarına benzer bir oyun. Ancak bizi onu daha çok ilginç domino taşı devirme gösterileriyle biliyoruz. Art arda dizili taşlar ilk taşın devrilmesi ile başlayan seride peşi sıra bir diğerinin üzerine devrilir. Bu basit olay, biraz yaratıcılıkla oldukça eğlenceli hale getirilebilir. Öyle ki zaman zaman televizyon haberlerinde kendine yer bulacak kadar enteresan gösteriler ortaya çıkar. Bu gösterilerde artık domino taşlarının ötesinde birçok nesne kullanılır ve çok uzun seriler oluşturulur. Hazırlanışı sabır isteyen bu gösteri, taşlar ya da nesneler devrilirken ise kısa süreli bir seyirlik ortaya çıkarır.
 
Bir arkadaşımın benimle paylaştığı bir videoyu ben de blogda paylaşmak istedim. Bu oldukça başarılı ve yaratıcı domino gösterisini sizin de beğeneceğinizi umuyorum. İyi seyirler.


Man of Steel 3. Fragman ve Film Müziği


Uzun zamandan beri merakla beklediğim yeni Superman filmi Man of Steel'in vizyona girmesine az bir zaman kala (2 ay çok az sayılmasa da) yeni bir fragmanı yayınlandı. The Dark Knight serisi ile Batman karakterini unutulmaz biçimde ele alan Christopher Nolan'ın (Inception ve The Prestige diğer önemli eserlerinden) yapımcılığını üstlendiği ve senaryosunu ortak yazdığı filmin yönetmeni ise Zack Snyder (300 Spartalı ve Watchman'in yönetmeni). Superman'i Henry Cavill'in canlandırdığı filmin kadrosunda Russell Crowe ve Kevin Costner da yer alıyor.



"Yeni Superman Serisi: Man of Steel" yazımda öncek iki fragmanı ve film hakkında daha fazla detayı bulabilirsiniz. O yazımda Hollywood'un ünlü bestecisi Hans Zimmer'ın (Karayip Korsanları, Kara Şövalye, Son Samuray, Kara Şahin Düştü, Görevimiz Tehlike gibi efsane film müziklerinin bestecisi) yeni Superman filminin müziğini hazırlamakla uğraştığından bahsetmiştim. Usta bestecinin merakla beklenen müziği bu fragmana eşlik ediyor.

Hikayesiyle, görsel efektleriyle ve oyunculuklarıyla çok iyi bir filmin bizi beklediğini fragmanda görüyoruz. Ancak Hans Zimmer'ın hazırladığı Superman müziği bence eski Superman filmlerindeki, John Williams imzalı müzik kadar karakteristik ve özgün olmamış.
 


Man of Steel 21 Haziran'da Türkiye'de gösterime girecek.

Blogger Spam Yorum Bombardımanı


Blogum son zamanlarda daha önce hiç olmadığı kadar çok yorum almaya başladı. Maalesef, bu duruma sevinemiyorum; çünkü bu yorumların çoğu spam.

Bu blogu açtığım zamandan beri yorum yazmayı kolaylaştırmak ve teşvik etmek için yorum ayarlarını güvenlik açısından en düşük seviyede tutuyorum. Anonim okuyucular yorum yazabiliyor ve herhangi bir onay kutusu vs yok. Yorumlar yönetici (bu durumda ben oluyorum) onayından da geçmiyor. Yani isteyen istediğini yazıp anında yayımlayabiliyor.

Bu ayarlar bugüne dek pek sorun olmamıştı. Kurallara aykırı yorum olduğunda fark edince siliyordum. Ancak son birkaç aydır blogum adeta spam yorum bombardımanında! Diğer Blogger blogcular için de durum aynı mı bilmiyorum.

Blogger bu spam yorumların bir kısmını algılayıp yayınlanmasını engelliyor. Ancak, çoğu bu filtreyi geçiyor. Haliyle blogda çok alakasız yazıların altında çok alakasız yorumlar, üstelik İngilizce, kendine yer buluyor. Tahmin edebileceğiniz gibi bunların hemen hepsi çeşitli sitelere linkler içeriyor.

Arada bir bloga girip bu yorumları temizliyorum ama yine de rahatsız edici. Buna bir önlem olarak yorum ayarlarından "kelime doğrulama" seçilebiliyor. Böylece yorum gönderen kişinin ekranda gördüğü harfleri boş kutuya yazarak kendisinin spam mailler yollayan bir robot program değil gerçek bir okuyucu olduğunu kanıtlaması gerekiyor. Bu ayarı açtım ancak nedense kelime doğrulama penceresi düzgün görüntülenemiyor. Bu durum blogun tema kodlarıyla ilgili olabilir. Dolayısıyla bu ayarı tekrar kapattım.

Belki bu bir çözüm olabilecekse de anonim yorumları engellemek istemiyorum. Neticede bu yorumların bir kısmı da gerçek. Yorum denetimini de açmak istemiyorum; çünkü yorumları çok sık kontrol edemiyorum ve ben görmedim diye yorumların geç yayınlanmasını da istemiyorum.

Sanırım bir süre daha spam yorumlarla mücadeleye manuel olarak devam edeceğim. Dayanamadığım noktada yukarıda bahsettiğim önlemlerden birini hayat geçirmem gerekecek.

Merak ettiğim şey, bu spam yorumlardaki linklerin yönlendirdiği sitelerde trafik ne ölçüde artıyor? Çünkü çok faydalı olduğunu sanmıyorum. Bu blog İngilizce bile olsaydı yorumlar çok alakasız durduğu için reklam olduğu belli olacaktı ve yine pek tıklanmayacaklardı. Lafın özü, birkaç fazladan ziyaretçi için tüm blog alemini rahatsız etmenin anlamı var mı!

The Breakthrough Prize in Life Sciences

 
Bilim her ne kadar medeniyetimizi ileriye taşıyan güç olsa da nadiren hak ettiği ilgiyi görür. Bilimsel devrimler halkın gözünden ırak sessizce gerçekleşir ve bu devrimleri yapan büyük beyinler pek tanınmaz. Bilimi yalnız halkın ilgisi yalnız bırakmaz; aynı zamanda maddi olarak da destek bulmak bilim insanları için hep önemli bir meseledir. Oysa parayı kendi zevkleri veya ihtiyaçları için değil, bilimsel çalışmalarına devam edebilmek için isterler. Ne de olsa bilim zor olduğu kadar pahallı bir uğraşıdır. Yine bu nedenledir ki gençler için bilim  gelecek vaad eden bir kariyer seçeneği değildir. Ancak fazla idealist olanları bu yola sapar. Onları da birçok zorluk bekler.
 
İşte bilimin bu zorluklara rağmen yaşamımıza kattığı değeri takdir eden bir grup zengin iş adamı, bilimsel gelişmelere toplumun ilgisini çekmek ve bu gelişmelere imza atan bilim insanlarını ödüllendirmek için bir organizasyon kurdu. The Breakthrough Prize in Life Sciences (BPLS; Yaşam Bilimlerinde Devrim Ödülü), girişimci sermayedar Yuri Milner'in çabalarıyla kuruldu ve başlangıç aşamasında Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg ve eşi Priscilla Chan ile Google'ın ortak kurucusu Sergey Brin ve eşi Anne Wojcicki'nin desteğini aldı. Organizasyonun başında ise aynı zamanda Apple'ın yöneticisi olan Art Levinson yer alıyor. (Bir not olarak eklemekte fayda var: Priscilla Chan, Anne Wojcicki ve Art Levinson yaşam bilimleri alanlarında eğitim görmüş ve çalışmışlardır.)
 
Organizasyonun amacı yaşam bilimleri alanlarında araştırmalarıyla önemli buluşlara imza atan bilim insanlarını ödüllendirmek, toplumun ilgisini bilimsel gelişmelere yönlendirmek ve genç nesillere bilimi sevdirmek. Bu amaçlara ulaşmak için ödülün maddi ölçeğini oldukça yüksek tutmuşlar: 3 milyon dolar! Başlangıç yılında 11 bilim insanına toplam 33 milyon dolar ödül dağıtıldı. Bu isimleri yazımın sonunda listeleyeceğim.
 
Organizayon gelecek yıllarda da ödül dağıtmaya devam etmeyi amaçlıyor. İnternet üzerinden online olarak herkes başarılı bulduğu bilim insanlarını aday gösterebilecek. Önceki yıllarda ödül alan kişilerden oluşacak jüri, adaylar içerisinden kimlerin ödül kazanacağını seçecek. Maddi olarak daha yüksek değerli bir ödül olmasını yanı sıra bir yılda birden çok kişiye verilebilecek ve hala aktif olarak çalışan bilim insanlarına dağıtılmaya çalışılacak. Dolayısıyla değeri 1.1 milyon dolar olan ve her yıl maksimum 3 kişiye verilen ve çoğunlukla devrimsel başarıdan uzun yıllar sonra ilgili kişiye verilebilen Nobel (tıp veya fizyoloji) ödülüne güçlü bir alternatif olabilir.
 
Böylesi bir insiyatife öncü olan ve maddi olarak da ciddi anlamda katkı sağlayan, yukarıda isimlerini sıraladığım kişileri takdir ediyorum. Umarım bu ve benzeri girişimlerle bilim daha çok desteklenir ve toplum nazarında da hak ettiği ilgiyi bulur. Maddi ve manevi desteğin artmasıyla, halihazırda hastalıklara çare bulan ve yaşam kalitesini arttıran, kendimizi daha iyi tanımamızı sağlayan yaşam bilimleri daha da ivmelenecektir.
 
The Breakthrough Prize in Life Sciences ödülünü bu yıl kazananlar şöyle:
 
Cornelia I Bargmann
Rockefeller Üniversitesi - nörobiyoloji
 
David Botstein
Princeton Üniversitesi - genomiks
 
Lewis C Cantley
Weill Cornell Tıp Fakültesi - kanser
 
Hans Clevers
Hubrecht Enstitüsü - hücre biyolojisi
 
Titia de Lange
Rockefeller Üniversitesi - genetik
 
Napoleone Ferrara
California Üniversitesi, San Diego - patoloji
 
Eric S Lander
Harvard Tıp Fakültesi ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsü - genetik
 
Charles L Sawyers
Memorial Sloan-Kettering Kanser Merkezi - kanser
 
Bert Vogelstein
Johns Hopkins Sidney Kimmel Kapsamlı Kanser Merkezi - kanser
 
Robert A Weinberg
Massachusetts Teknoloji Enstitüsü - kanser
 
Shinya Yamanaka
Kyoto Üniversitesi ve California Üniversitesi, San Francisco - kök hücre


MIT Mektubuna Parodili Yanıt

Geçenlerde internette ilginç bir mektupla karşılaştım. Bildiğim kadarıyla ABD'de üniversitelere merkezi yerleştirme yapılmıyor. Öğrenciler ÖSS benzeri SAT denilen bir sınav ve lise notları başta olmak üzere çeşitli kriterler göz önüne alınarak öğrencinin başvurduğu her bir okulca ayrı ayrı değerlendiriliyorlar. Dolayısıyla bizdekinden farklı olarak, öğrencilerle üniversiteler arasında doğrudan bir diyalog oluyor. İşte, aşağıdaki metin MIT'nin (Massachusetts Institute of Technology) başarılı bir öğrenci adayını kapmak için ona gönderdiği mektuptan alıntı:
 

Mr. John T. Mongan
123 Main Street
Smalltown, California 94123-4567
 
Dear John:
 
You've got the grades. You've certainly got the PSAT scores. And now you've got a letter from MIT. Maybe you're surprised. Most students would be.
 
But you're not most students. And that's exactly why I urge you to consider carefully one of the most selective universities in America.
 
The level of potential reflected in your performance is a powerful indicator that you mightwell be an excellent candidate for MIT. It certainly got my attention!
 
Engineering's not for you? No problem. It may surprise you to learn we offer more than 40 major fields of study, from architecture to brain and cognitive sciences, from economics (perhaps the best program in the country) to writing.
 
What? Of course, you don't want to be bored. Who does? Life here *is* tough *and* demanding, but it's also *fun*. MIT students are imaginative and creative - inside and outside the classroom.
 
You're interested in athletics? Great! MIT has more varsity teams - 39 - than almost any other university, and a tremendous intramural program so everybody can participate.
 
You think we're too expensive? Don't be too sure. We've got surprises for you there, too.
 
Why not send the enclosed Information Request to find out more about this unique institution? Why not do it right now?
 
Sincerely,
Michael C. Benhke
Director of Admissions
 
P.S. If you'd like a copy of a fun-filled, fact-filled brochure, "Insight," just check the appropriate box on the form.
 
Ve bu da öğrencinin hayli ilginç ve komik yanıtı:
 
Michael C. Behnke
MIT Director of Admissions
Office of Admissions, Room 3-108
Cambridge MA 02139-4307
 
Dear Michael:
 
You've got the reputation. You've certainly got the pomposity. And now you've got a letter from John Mongan. Maybe you're surprised. Most universities would be.
 
But you're not most universities. And that's exactly why I urge you to carefully consider one of the most selective students in America, so selective that he will choose only *one*of the thousands of accredited universities in the country.
 
The level of pomposity and lack of tact reflected in your letter is a powerful indicator that your august institution might well be a possibility for John Mongan's future education. It certainly got my attention!
 
Don't want Bio-Chem students? No problem. It may surprise you to learn that my interests cover over 400 fields of study, from semantics to limnology, from object-oriented programming (perhaps one of the youngest professionals in the country) to classical piano.
 
What? Of course you don't want egotistical jerks. Who does? I *am* self-indulgent *and*over confident, but I'm also amusing. John Mongan is funny and amusing - whether you're laughing with him or at him.
 
You're interested in athletes? Great! John Mongan has played more sports - 47 - than almost any other student, including oddball favorites such as Orienteering.
 
You think I can pay for your school? Don't be too sure. I've got surprises for you there, too.
 
Why not send a guaranteed admission and full scholarship to increase your chance of being selected by John Mongan? Why not do it right now?
 
Sincerely,
John Mongan
 
P.S. If you'd like a copy of a fun-filled, fact-filled brochure, "John Mongan: What a Guy!" just ask.

İlginç ve zekice bir parodi olmuş; ve tabi biraz da cesurca! John'un sonra hangi okulda okuduğunu bilmiyorum ama bu mektup internette epey yayılmış (Görüldüğü gibi, hala yayılıyor!). Bunun üzerine MIT öğrenci kabul bölümünden Grande Canine bir açıklama yapmış ve ilginç tanıtım mektuplarının geri dönüş yüzdesini arttırdığını ve dolayısıyla stratejilerinin işe yaradığını savunmuş. Aslında kendilerinin de klasik kolej tanıtım mektuplarını tiye aldıklarını anlatmış:

People have been getting a chuckle (aside from some MIT folks who have been getting fits) over an exchange posted on the WEB between MIT and a prospective student. The student, apparently, has the exchange on his WEB page, and it has spread from there. I'd like to give the student two cheers for a pretty good parody of our letter. In case you haven't seen the exchange, I'm adding it below. (I'm sending this message to those who inquire and who obviously have seen the exchange, but this message may be forwarded to others who haven't seen it.)

Our letter looks rather foolish to some taken out of context. The reason I'm only giving the student two cheers is that I don't know if he recognized our letter as a parody. Our tongue was planted firmly in our cheek with that letter. We've been trying to reflect in our publications and mailings some of the quirky humor at MIT. Since I came to MIT about ten years ago, I've admired the way people here poke fun at themselves. Witness the "Nerd Pride" buttons and hats, the strange cheers at football games, the "Nerd Crossing" sign, and various other "hacks." We've tried to inject some of that humor into our communications with students.

Some may not know why we mailed our letter. Most colleges participate in the Student Search Service. We buy names of high school students who have scored well on the PSAT and who have high grades. Colleges then mail these students letters and brochures to encourage them to look into the college in question. Top students can get ten of these a day. We thought that in this context, students would recognize our letter as being a bit of a parody of other letters.

The purpose of the letter was to get students' attention and provoke a dialogue through which students would learn more about MIT. In fact, the letter was very successful. The percentage of students asking for more information about MIT went up dramatically, and we ultimately enrolled one of the strongest classes in our history. Many students told us that the letter helped to dispel the image of MIT as a humorless, pompous, off-putting place. In spite of the fact that the response rate to this letter was the highest we have ever had, we have since switched to a more straightforward version which is getting almost as strong a response. We switched because we were concerned (justifiably, it turns out) about how the letter would look taken out of context.

If the student did recognize our letter as a parody, I give him two and half cheers. I won't give him three cheers, because if he did recognize it as a parody, it was sort of mean spirited to take it out of context and make us look foolish. But one could argue that we were doing a parody of other colleges' letters, so it serves us right. "Hoist with one's own petard." (Yes, we have a Shakespeare ensemble at MIT, and being in admissions, I can't let a message go out without a little promotion.) 


5 Yılın En İyileri

Geride kalan 5 yılda DRT23'te birçok farklı konuda birçok yazı yazdım. Bunların bir kısmı ciddi araştırmalara dayanan ve önemli bilgiler içeren ve hatta biraz iddialı olsa da internette o konuda bulunabilecek en iyi içeriklerden bir kısmıydı.
 
İşte bu yazıda, geriye dönüp bakınca herkesin okumasını tavsiye edeceğim, çoğu güncelden bağımsız (her zaman okunabilecek), en iyi yazılardan oluşan bir seçki, bir liste sunuyorum. Liste kendi içerisinde zamanda geriye doğru sıralanmış durumda. Siz de listeye bir göz atın ve ilginizi çeken, henüz okumadığınız yazılara ulaşın. Böylece arşivde kaybolan değerli içeriğe hızlıca ulaşın.
 
İyi okumalar...
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Ayrıca blogda bahsettiğim bilimkurgu öykülerimi de okuyabilirsiniz:
 
 


5 Yılın Trafik Raporu

5 Şubat 2008'de yayına başlayan blogum DRT23'ün 5. yılı geride kaldı. Blog dünyasında öne çıkan bloglardan biri olmasa da birçok okuyucuya ulaşan DRT23, düşüncelerimi ve duygularımı paylaştığım güzel bir platform oldu. Burada yeni insanlarla tanıştım ve onların bloglarını okudum. Bu arada DRT23 de kendine birçok internet gezginini çekmeyi başardı. Reklam almayan ve reklam vermeyen, karşılıklı link paylaşımı olayına pek girmeyen DRT23, popüler yazılar yerine kendi tarzında yazılar barındırdı. Yine de nacizane bir kitleye hitap etmeyi başardı. İşte bu yazıda, geride kalan 5 yıl itibariyle ne gibi istatistikler oluştuğunu okuyucuyla paylaşmak istedim.
 
DRT23, geride kalan 5 yılda 100 binden fazla ziyaretçi tarafından gezildi, okundu.
 
 
Beklendiği gibi ziyaretçilerin büyük çoğunluğu Türkiye'dendi. Ancak dünyanın hemen hemen tüm ülkelerinden birileri belki karşılaştıkları dili anlayamadıysa da DRT23'e uğradı. Yukarıdaki tabloda ilk 10 ülke var. 501 kişininse nereden geldiği belli değil!
 
Ziyaretçilerin %67'si internette birşeyler ararken DRT23'e ulaştı. Hepsi aradığını buldu mu bilemiyorum ama bir kısmının sonra tekrar bu bloga döndüğünü düşünüyorum.
 
DRT23'te yer alan yüzlerce sayfa 160 binden fazla kez ziyaret edildi. Ziyaretçiler bu sayfalarda ortalama bir buçuk dakikalarını geçirdi ki bu 4 bin saatten fazla toplam süreye denk geldi.
 
Ana sayfayı dahil etmezsek, en çok okunan içerik "Bilinçaltı" yazı dizisinin 3. yazısı olan "Subliminal Reklamcılık" oldu.
 
Daha birçok içeriğin paylaşıldığı, birçok ziyaretçinin katıldığı nice beş yıllara...