Futbol Tarihinin En İyi Takımı Barça

Başta Real Madrid destekçileri olmak üzere bu yazının başlığını abartılı bulanlar olabilir. Ancak Barcelona, teknik direktöründen genç ve yıldız oyuncularına kadar büyük bir hırsla mücadele eden tüm ekibiyle; sahada ortaya koydukları güzel oyunla ve bu çalışmalarının karşılığı olan altı kupayla bu yıl efsaneleşti.

Profesyonel menajerliğe ilk kez geçen sezonun başında Barcelona ile başlayan ve eski bir Barça oyuncusu olan Pep Guardiola yönetiminde Barcelona, İspanya La Liga şampiyonluğu, Kral Kupası (Copa del Rey) ve Şampiyonlar Ligi şampiyonluklarının ardından sezonun devamında İspanya Süper Kupası (Supercopa de Espana) ve UEFA Süper Kupası'na da sahip olmuştu. Adeta kupa canavarına dönüşen Katalan ekibinin son başarısı FIFA Kulüplerarası Dünya Şampiyonluğu oldu.

Bu yıl altıncısı, Birleşik Arap Emirlikleri, Abu Dabi'de düzenlenen turnuvaya kıtaları temsilen katılan takımlar şunlardı: TP Mazembe (Afrika), Al Ahli FC ve Pohang Steelers FC (Asya), FC Barcelona (Avrupa), Atlante Futbol Club (Kuzey ve Orta Amerika), Auckland City FC (Okyanusya), Club Estudiantes de La Plata (Güney Amerika) (Takım isimlerinin üzerine tıklayarak, takımlarla ilgili ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz.). Oynanan çeyrek final ve yarı final maçlarından sonra finale Barcelona ve Estudiantes çıktı.

Final mücadelesinde 37. dakikada Boselli'nin golüyle Estudiantes öne geçti. 88. dakikada Barcelona'nın yeni gençlerinden Pedro attığı golle takımına beraberliği hediye etti. Normal süresi 1-1 beraberlikle biten maçta, uzatmalarda 110. dakikada Arjantinli yıldız Messi kupayı takımına getiren golü kaydetti.

Barcelona 6. FIFA Kulüplerarası Dünya Kupası'nı müzesine götürürken bir sezonda tüm kupaları kazanan dünyanın ilk takımı olma onuruna erişti.

Barcelona, "futbol tarihinin en iyi takımı" olurken, takımı bu efsanevi süreçte çalıştıran teknik direktör Pep Guardiola ise belki de bir futbol menajerinin kurabileceği en büyük hayali daha kariyerinin ilk yılında yaşadı.

Bu süreçte öne çıkan isimlerden biri de Barcelona'nın genç yeteneği Pedro oldu. Pedro bu turnuvanın yarı finalinde de gol atmıştı. Genç futbolcu bu golle, 110 yıllık Barça tarihinde bir sezonda 6 kulvarda birden gol atan ilk oyuncu unvanının sahibi oldu.

Barcelona THY İle Uçuyor


Dünya futbolunun en köklü ve başarılı takımlarından ve benim de destekçisi olduğum Barcelona takımı artık Türk Hava Yolları ile uçacak. Geçtiğimiz günlerde imzalanan anlaşma 3 yıl geçerli olacak ve toplam maliyeti ise 9 milyon avro. Anlaşma ile THY, Barcelona'nın "resmi taşıyıcısı" unvanını alıyor. Gelecek 3 yıl boyunca Barcelona futbol takımını yurt dışı deplasman maçlarına THY'nin tahsis edeceği uçak taşıyacak.

Barcelonalı yıldızlar İstanbul'da

Bu uçuşların ilki 13 Aralık'ta gerçekleşti ve İspanyol ekibini 6. FIFA Kulüplerarası Dünya Kupası karşılaşmaları için Birleşik Arap Emirlikleri'ne THY uçurdu. Ancak İspanya Sivil Havacılık Kurumu, "AB dışı orijinli hava yolu şirketlerinin uçaklarının, AB'den AB dışına seferlerinde şirketin ait olduğu ülkeye teknik iniş yapması" kuralı gereğince direkt uçuşa izin vermeyince ilk uçuş krize neden oldu. Abu Dabi'ye gitmek üzere havalanan uçak Barça kafilesi yolcularıyla İstanbul'a uğradı ve bir saatlik aradan ve yakıt ikmalinden sonra yoluna devam etti.

THY logosu Barcelona.com'da

Sponsorluk anlaşması gereği THY'nin logosu, aralarında Audi ve Nike'ın da bulunduğu diğer sponsorların logolarının yanında, Barcelona.com internet sitesinde yer almaya başladı. İnternette araştırmama rağmen anlaşmanın diğer ayrıntılarına ulaşamadım. Ancak, muhtemelen Nou Camp'ta da THY reklamları dönmeye başlayacak. Barcelona takımının bir gelenek olarak forma sponsoru almadığını da hatırlatayım.

Son yıllarda kalitesini arttıran ve dünyanın en iyi hava yollarının oluşturduğu topluluk olan Star Alliance'a üye olan THY, bu sponsorluk ile iyi bir reklam yapmanın yanı sıra marka değerini de arttıracak gibi görünüyor.

80'lerden 3 Unutulmaz Dizi

Günümüzde televizyon ekranlarına her dönem onlarca dizi yansıyor. Şüphesiz bu dizi enflasyonunda bazıları reyting engelini aşıp hayata tutunurken bazıları rüzgar gibi gelip geçiyor sadece. Bu dizi yoğunluğunda her akşam - bize hitap etse de etmese de - birkaç diziyle karşılaşmak mümkün. Ancak develer tellal, pireler berber iken; televizyon henüz renklenmiş, TRT rakipsiz iken izleyecek program bulmak bu kadar kolay değildi. Neredeyse tüm ulusun, ulusal kanaldan hep birlikte takip ettiği az sayıda diziyi izleyebilmek için sabırlı olmak gerekirdi. Azdı ama özdü. Sanırım böyle olduğu için o diziler anılarımız arasında unutulmaz yerler edindi.

80'lerin sonunda dünyaya gelmiş olduğumdan bu anlattığım zamanları hayal meyal hatırlıyorum. Hatırladıklarım içinden üç dizi ise çocukluğumun unutulmazlarından. Bu yazımda bu üç diziye küçük de olsa yer vermek istedim.

Kara Şimşek (Knight Rider)




Kim böyle bir arabası olsun istemez ki! Micheal, KITT ("Knight Industries Two Thousand" anlamına geliyor.) adlı konuşan, kendiliğinden gidebilen ve buna benzer sıra dışı özelliklere sahip arabasına atlar ve suçluların peşine düşerdi. O zamanlar KITT'e hayranlıkla bakardım. 2010'lu yıllara girmekteyiz ancak hala böylesi, yapay zekalı araçlar yok. Sanırım boşuna hayran kalmamışım.

Buradaki diziler hakkında IMDb'den de bazı bilgiler aktaracağım: Knight Rider'ın IMDb puanı 7.0/10. Burada birşey belirtmek istiyorum: Kara Şimşek ve aşağıda bahsettiğim diğer diziler yapılırken henüz ne IMDb vardı ne de bugünkü bildiğimiz anlamda internet. Dolayısıyla bu yapımları o zamanların şartlarıyla değerlendirecek olursak eminim çok daha yüksek puanlar alırlardı.

Dizi 1982 - 86 yılları arasında 4 sezon ve 84 bölüm sürmüş (yayın tarihleri ABD için). Burada yine birşey belirtmeliyim ki bu dizileri izlerken henüz küçük yaşlardaydım ve mümkün olduğunca izlemeye çalışsam da kaçırdığım birçok bölüm olmuştur. Yalnız az sonra bahsedeceğim A Takımı'nı ileriki yıllarda (ilkokul yıllarımda) tekrar izleme fırsatım oldu ve hemen hemen bütün bölümlerini izemişimdir.

Bu da diziye dair ilginç bir not: Car&Driver dergisine göre ilkin KITT olarak modifiye Datsun 280ZX aracı düşünülmüşse de sonra, General Motors'un yeni aracı Firebird Trans Am (F-gövde)'ın modifiye hali kullanılmış.

Geçen yıl dizinin yeni versiyonu ABD'de başladı ancak 18 bölüm sonunda dizi yayından kaldırıldı. Nedenini anlamak için yeni versiyonun IMDb puanına bakmak yeterli: 5.5/10. Ayrıca 2012'de gösterime girmesi planlanan filmi ise yapım aşamasındaymış.

ALF




Bir uzaylı, uzay gemisiyle bir Amerikan ailesinin evinin çatısına düşer ve macera başlar. Ancak ne uzaylı bildiğimiz klasik uzaylılardandır ne de macerası. Sıcak atmosferi ve eğlenceli maceraları ile sıradışı bir komedi. ALF (Alien Life Form)'in dünya hakkında yeni şeyler öğrenirken yaptığı komiklikler... Bu arada ALF'in geldiği Melmac gezegeninde kediler çok sevilen yiyeceklerdendir. ALF'in zaman zaman evin kedisini yeme girişimleri hala aklımda.

ALF'in IMDb puanı 7.6/10. 1986 - 90 yılları arasında 4 sezon, 103 bölüm yayınlanmış. Dizi bittikten 6 yıl sonra Project: ALF adında filmi yapılmış - filmi izlemedim - ; ancak insan kadrosundaki farklılık ve başarısız senaryosu yüzünden dizinin takipçilerince pek beğenilmemiş.

A Takımı (The A-Team)



"Eğer bir probleminiz varsa ve kimse yardım edemiyorsa ve eğer onları bulabilirseniz belki A Takımı'nı kiralayabilirsiniz." Unutulmaz müziği eşliğinde dizi başlarken bu sözler duyuluyordu. Vietnam savaşında işledikleri iddia edilen (elbette gerçekte masumlar) suç yüzünden aranan ekibin üyeleri hem ordudan kaçıyor hem de kendilerini kiralayanlara yardım ediyordu. Takımın üyelerinin her biri farklı özellikleriyle ön plandaydı. Benim favori karakterim ise Murdock'tı. Yeni bir macera öncesi akıl hastanesindeki Murdock'a haber verilirdi ve hastaneden kaçan Murdock ekibe katılırdı; çoğunlukla da ustalıkla kullandığı helikopterler ile.

A Takımı'nın IMDb puanı ise 7.6/10. Dizi 1983 - 87 yılları arasında 5 sezon ve 97 bölüm yayınlanmış. 2006 yılında Birleşik Krallık'ta Channel 4 kanalında Bring Back... The A-Team adında, takımın üyelerini yeniden bir araya getiren belgesel tarzı bir yapım yayınlanmış. Ayrıca 2010'da gösterime girmesi beklenen bir de film yapım aşamasında. Aynı karakterleri bu kez yeni yüzler canlandıracak. Belki film güzel olabilir ancak dizinin tadını veremeyeceği de kesin.

Bahsettiğim üç dizi de vakti zamanında keyifle izlediğim yapımlar. Düşünüyorum da bugün tekrar izleme fırsatım olsa aynı keyfi alabilir miydim? Emin değilim ancak muhtemelen eskisi gibi olmayacaktır. Ama zaten bu diziler, yansıttıkları ve izlerken yaşadığım zamanla bir bütün olarak hafızamdaki ve kalbimdeki yerlerini edindi.