İşte Lost'un Final Bölümü


Tüm zamanların en ilginç dizisinin finalini öğrenmek istiyor musunuz?

İşte Lost'un finali böyle olacak :)


Resmi büyütmek için üzerine tıklayın!

Joel Watson çok güzel bir karikatürle Lost'un finalini anlatmış. Özellikle alt resimdeki detaylar harika.

İngilizce metnin Türkçe'si ise şöyle:
Üst Başlıkta: 6. sezonun sonu ve nihayet bütün sorular yanıtlandı.
Sawyer: Kate'le yaşadığım onca ilişkiden sonra o ahbabım oluverdi.
Walt: Ben gerçek bile değildim. Sonra anladığım kadarıyla küfrediyor.
Jack: Claire'in bebeği Dharma'nın Hitler klonuydu. Sun'ın bebeği de suçla savaşan robot bir suikastçiydi. Ne heyecanlı bir yıl!
Kara Duman: Aslında beni hiç açıklamadılar bile.
Hurley: Ölen tüm diğerlerini yiyerek şişman kaldım.
Orta resimde Jack: Kar yağıyor! Bu bir Noel mucizesi!
Alt resimde: Kendi küçük dünyasında yaşıyor. Sence şu kar küresinde ne görüyordur?

Bu güzel karikatürü sizinle paylaşırken yine internette karşılaştığım bir karikatürü daha ekleyeyim. Burada da Lost karakterlerini South Park tarzı çizimle yansıtmışlar.


Resmi büyütmek için üzerine tıklayın!

Hepsi birbirinden komik olmuş. Yine de bence en güzelleri Sawyer ve Charlie.

Umarım karikatürleri beğenmişsinizdir ve yazıya Lost'un finalini gerçekten biliyormuşum gibi başlamama kızmamışsınızdır ;)

Lost 6. Sezon


Sıradan bir adada mahsur kalma hikayesi gibi başlayan fakat ilk bölümlerden itibaren bunun diğerlerinden farklı olduğunu görmeye başladığımız Lost'ta 5 sezon geride kaldı. Dönüp de geriye baktığımda diziyle ilgili nice teoriler üretildiğini fakat bunların boş çıktığını görüyorum. Birçok önemli soru 5. sezonda yanıt buldu. Fakat Lost yine bildiğimiz Lost: Hala merak ettiklerimiz var. Ve geriye her şeyin açıklanacağı son bir sezon kaldı. Final sezonunu sabırsızlıkla bekliyorum ancak bu eşsiz dizinin bitecek olmasına da üzülüyorum.

Yazının bundan sonraki kısmı diziyi 5. sezonun sonuna kadar izlemeyenler için spoiler içermektedir.

Daha 6. sezonun çekimleri bile başlamadı. Ancak bildiğimiz gibi yazarlar son sezonda neler olacağını biliyorlar. Onların ve bazı oyuncuların açıklamalarını ve kendi izlenimlerimi bir araya getirdiğimde son sezona dair şunlar ortaya çıktı:

Ölümüyle hepimizi üzen şarkıcımız Charlie son sezonda diziye yeniden dahil olabilir. Charlie karakterini canlandıran Dominic Monaghan'ın basın sözcüsü bu konuda gelen yoğun soruları muğlak bir şekilde yanıtladı: "Dominic, Lost'a geri dönebilir de dönmeyebilir de." Charlie'nin - olur da dönerse - diziye yeniden dahil olması iki şekilde gerçekleşebilir: Charlie ada sayesinde canlanabilir ya da bir güç - örneğin kara duman - Charlie'nin kılığına girebilir. Alpert'in "Ben adanın ölüleri dirilttiğine şahit olmadım," sözü ikinci şıkkı öne çıkarıyor.

Jack'in kız kardeşi Claire, tıpkı ölü babasının bedeni gibi kayıplara karışmıştı. 5. sezon boyunca kendisini göremedik. Ancak Claire son sezonda diziye dönecek ve bunu senaristler açıkladı. Ancak onun da diziye nasıl döneceği tam bir muamma.

Lost altılısı Ajira uçağıyla adaya geri döndüğünde yalnız değildiler. Adaya yeni gelenlerle ilgili çok az sahne izledik. Ancak Jacob'ın Ilana ile hastahanede yaptığı görüşme ve adada Ilana ve Bram'ın sandıktan çıkardıkları John Locke'a ait beden - ki bu sahne şok ediciydi - bu iki karakterin - özellikle Ilana'nın - kilit öneme sahip olduğunu gösteriyor. Diyebiliriz ki son sezonun ilk bölümlerinde bu karakterler hakkında daha çok şey öğreneceğiz.

Nihayet "Heykelin gölgesinde yatanın" ne/kim olduğunu öğrendik. Uzun zamandan beridir adını duyduğumuz Jacob'mış. Ancak yatıp keyif çatmadığı aşikar. Sadece final bölümünde kendisini izleyebildik. Finalin sonunda ise öldürüldü. Peki bu kadar mıydı? Jacob denen adamla ilgili her şey bu kadar mı? Neredeyse eminim ki hayır. Son sezonda Jacob hakkında daha çok şey öğreneceğiz ve bedeni ölse de ruhunun adayı korumak için savaşacağını, bu yolda ona kayıp kahramanlarımızın (Jack, Kate, Sawyer...) yardım edeceğini izleyeceğiz.

Hala Kara Duman'ı merak ediyor musunuz? Son sezonda Kara Duman'ın, Jacob'ı bir gün öldüreceğini söyleyen - nitekim bölüm sonunda öldürttüğüne şahit olduğumuz - ve şu anda John Locke kılığında gezinen, 5. sezon finalinin başında gördüğümüz siyah giyen adam olduğunu öğreneceğiz.

Final sezonunun ana hikayesi, adanın iki gizemli sakini Jacob ve Kara Duman arasında geçecek olan mücadele. Bu mücadele de Jacob'ın baş yardımcısı Jack olacak ve diğer kayıp kahramanlarımız ona yardım edecek.

Jacob'ın ölürken ağzından çıkan kelime "Geliyorlar!" olmuştu. Kim bu gelenler? Jacob'ın yandaşları Jack ve arkadaşları şimdiki zamana geri dönüyor olmasın!

Ve işte can alıcı bir nokta daha! Senaristlerin uzun süre diziye yansıttıkları görüş zamanın değiştirilemeyeceği, tekrar edeceğiydi. Ancak "Değişken" adlı bölümde fizikçimiz Faraday'ın, insanların zaman denkleminin değişkenleri olduğunu söylemesi açık bir kapı bıraktı. Yine 5. sezon final bölümünün başında Jacob'la siyah giyen adam arasındaki diyalogda siyah giyen adam "Gelirler, savaşırlar, yıkarlar, mahvederler... Her zaman aynıdır..." diyor. Bu sözler senaristlerin zamanla ilgili ilk bakış açısını yansıtıyor. Ancak Jacob'ın ne dediğine dikkat ediyoruz: "Fakat bir kere son bulduğunda, ondan önceki her şey gelişimdir." Söyleyecek başka bir şey kalmıyor. Dizinin sonunda savaşı mutlak olarak Jacob'ın kazanacağını ve zamanın değişeceğini göreceğiz. Yani birçok kişinin düşündüğünün aksine 6. sezon finalinde, ilk bölümdeki kameranın Jack'in gözlerinden yakın çekim yaptığı sahneyi tekrar izlemeyeceğiz!

İşte Lost'un son sezonu böyle olacak. "Her seferinde bizi şaşırırttılar. Yanılıyor olmayasın!" diyenleri duyar gibi oluyorum. Haklısınız ama artık son sezona girerken birkaç parçayı bir araya getirmenin kalan sorulara kısmen cevap olacağını düşünüyorum. Yani son sezonda yukarıda yazdıklarımın çoğu doğru çıkacaktır.

İlgilenenlere Evrim Sunumları


Evrim modern zamanların en çok tartışılan bilimsel konularından birisi. Bilimin toplumun ilgisini bu kadar çok çekebilmesi ve insanları bu konularda düşünmeye yöneltmesi güzel. Ancak hakkında pek bilgimiz olmadığı konularda yanılma ihtimalimiz de artıyor. Bilgi olmadan yorum olmaz! Olursa da muhtemelen yanlış olur. Elbette tartışma daha çok bilimsel değil dinsel yönüyle dikkatleri üzerine çekiyor. Ancak bilimin kapsama alanında dinler yoktur. Ne Evrim Kuramı ne de her hangi başka bir bilimsel teorinin amacı bir yaratıcının varlığını kanıtlamak ya da reddetmek olamaz. Ancak yorumlanma farkından faydalanan bazı kişiler evrim düşüncesini bir ilahi gücün yokluğunu kanıtlıyormuş gibi göstermekten kaçınmadalıar. Buna karşıt düşüncenin ortaya çıkması ise gecikmedi. Ne yazık ki karşı çıkanlar yorumlamanın hatalı olabileceğini savunmak yerine evrim kuramını temelli reddetmeyi uygun buldu. Ancak bu bilimsel bilgiye karşı çıkmak anlamına geldiğinden savunma için iyi bir destek noktası değildi.

Elbette bilim her zaman en doğruyu söyler demiyorum. Yanıldığımız şeyler olabilir. Zamanı gelince bir yanlış fark edilir ve düzeltilir. Ancak farkında olmak gerekir ki en güvenilir kavrama yolu bilimdir. Dindir demiyorum, çünkü yeryüzünde inanılan birçok din var ve bizim ilahi dediğimiz dinlerin (üç büyük dininin) bile arasında kavramsal açıdan uçurumlar var. Ve doğal olarak herkes kendi inancının en doğrusu ve hatta bütünüyle tek doğru olduğunu iddia ediyor. Bu doğal bir refleks; tersinin olmasını bekleyemezdik zaten.

İşte bu çıkmaz noktasında dünyanın her yerinde aynı ilkelerle geçerli olan pozitif bilimlere güvenmek zorundayız. Bekleyelim ve "gözlerimizle" hangi dinin en doğruyu söylediğini görelim. Madem hepimiz kendimizinkinin gerçek doğru olduğuna inanıyorsak korkmak için de bir nedenimiz yok demektir. Ancak bu ifade bir yanlış anlamaya yol açmasın. Başta da belirttiğim gibi bilimin amacı dinleri sınamak değildir.

Aslında evrim konusunda bilgi almak isteyenlere bir kaynak belirtmek için bu yazıyı yazıyorum. İnternette tonla yazı bulmak mümkün elbette. Ancak konuyla ilgiliyseniz bunlara da göz atmak isteyeceksinizdir. Geçen Mayıs ayında Boğaziçi Üniversitesi'nde düzenlenen II. Evrim, Bilim ve Eğitim Sempozyumu'na katılan konuşmacıların sunumlarına buradan ulaşabilirsiniz. Farklı uzmanlıkları olan konuşmacılar olaya kendi açılarından bakmışlar. Başlıkları ilginizi çeken birkaçına bakabilirsiniz.

Seneye bu sempozyumun üçüncüsü büyük olasılıkla düzenlenecektir. Merak edenlar sıradaki organizasyonun nerede ve ne zaman yapılacağını yukarıda linkini verdiğim internet sitesini takip ederek öğrenebilirler.